Selam,
Bugünkü konumuz "Zeus'un oğulları" yani İkizler burcu. Burcun mitolojik kaynağında Castor ve Pollux kardeşler vardır. Dioskuri olarak bilinen bu kardeşler, bağlılığı temsil ederler. Dios, Zeus demek de kuri ne olabilir diye düşünürken aklıma "ekuri" kullanımı geldi. Bir zamanlar, çok yakın iki arkadaş için kullanırdık bu terimi. İşte bu zihinsel faaliyet mutlu ediyor beni. İkizler böyle bir hissiyatın burcudur. Merak edersin, öğrenirsin ve mutlu olursun. Bunun için İkizler olmana gerek yoktur. Sadece onun aktif olduğu bir dönemden geçiyorsundur...
Eskiden meraklı komşulara sinir olurdum. Yıllar sonra astroloji ile tanışıp İkizler'in doğal yerleşimi olan 3.evin kardeşler ve komşuları temsil ettiğini öğrenince, kafamda bazı şeyler yerine oturdu; Merak ve komşuluk ayrılmaz bir yapıydı demek? İnsan, güvenlik sebepleri ile çevresinden haberdar olmak istiyor ve bu bağ çemberde görülebiliyordu. Zira İkizler burcu, öndeki komşusu Boğa'dan güvende kalmanın önemini duyuyor; sonraki komşusu Yengeç'te koruyup kollayan bir anneyi görüyordu. Demek etrafta tehlikeli şeyler vardı!
Biraz ilgiliyseniz gezegen, burç ve evlerin gelişi güzel yerleştirilmediğini fark edersiniz. İnsanoğlunun hikayesi anlatılır astrolojide. Onun kurgusu, matematik, astronomi, mitoloji, psikoloji, sosyoloji gibi disiplinlerle inanılmaz bir uyum içindedir. Çünkü insanlar, aynı deneyimleri farklı farklı yollarla anlatmışlardır.
İkizler, hayatın dualitesini anlatır. Yaşamda ne kadar artı varsa, o kadar eksi bulunur. Siyah varsa, beyaz da vardır. Çemberin karşılıklı uçları hem zıttır hem birbirine çekilir. Koç, "Hep ben" derken; Terazi "Hep sen" der. Ve hayat, o Koç'u Terazi olmaya itekler. Bu çekim, bir fizik kuralıdır zaten. Dediğim gibi; gerçek tektir, ona giden yollar farklıdır.
Şu da dikkate değer; "Dualiteler evrenindesin" diyen bir burç, "öğrenme" evine yerleşmiştir. "Her şey zıttı ile gelişir" mesajı verir adeta. Peki, çemberde kendi karşısına ne konmuştur biliyor musunuz? Gezenti Yay.
Bu noktada şu popüler soruyu soralım; Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?
Gezme ve okumanın haybeden yan yana gelmiş iki kavram olmadığını artık anlamış olmalısınız. Bu soru bariz şekilde İkizler - Yay aksını işaret eder. Aksın bir ucunda okuma, yazma, öğrenme hevesi varken; diğer tarafında gezme, gelişme, öğretme isteği yer alır. Yabancı kültürlerle irtibatı bakımından, çok gezen daha çok bilir diyebilirim. Ancak; Seyahatlerimizde bize bir iki kitap taşıttıran İkizler'i de gömmeyelim. Merak olmasa, gezmek de olmazdı herhalde?
Görüşmek üzere...
Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.
YanıtlaSilOkuduğunuz için ben teşekkür ederim
Sil