Ana içeriğe atla

Lunatik Balık

Merhaba,

Madem bugün Balık burcuna girdik, onun anımsattıklarını yazayım bu hafta. Fakat biraz tersten gidip Ay'dan bahsedeyim. Çünkü Ay, Balık burcunda yücelir. Yani kendini orada çok rahat hisseder. Bu da biraz kontrolsüz davranmasına neden olabilir. Şöyle düşünün; Enerjik bir çocuksunuz. Kendi evinizde ana-babanız sizi kontrol edebilir ama babaannenizin evine gittiğinizde içinizdeki afacan ortaya çıkar. Çünkü orada el üstünde tutulursunuz. Demek Ay tanrıçası Luna da babaannesinin evine gidince benzer şekilde davranmış ki İngilizler böyle dengesiz kişilere lunatic demek zorunda kalmıştır.    

Fakat ben deliliğe bir de Balık penceresinden bakmak istiyorum; Balık, son burçtur. Hayat serüveninde her şeyi görmüş geçirmiş, ununu eleyip eleğini asmıştır. (Elediği un, tam karşı burçta çalışırken, yani gençken hasadını yaptığı buğdayların unudur bu arada) Artık dünyevi işlerden uzaklaşmıştır. Onun amacı bilincin ötesine geçmek, tanrısına ulaşmaktır. (Yaşlılık dönemlerimize ne çok benziyor değil mi) İşte dünya koşturmasına batmış çoğu insana bu vazgeçmişlik, fedakarlık ve olgunluk durumu biraz sinir bozucu gelebilir. İşte benim kast ettiğim delilik böyle bir haldir. 

Şimdi yukarıdaki babaanne deli midir? Belki alzheimer olabilir ama deli değildir. Sadece, sert olması beklenen durumlarda bile hoşgörülü, kendinden verici, hataları mazur gören tavrı delilik sayılır. İnsanlar kendi yapamayacakları şeylere genelde delilik derler. 

Biraz burcun yöneticisi Neptün ve 12. evden de bahsedeyim. Çünkü burç, gezegen ve ev kavramları biri birilerini tamamlar. Neptün; rüya, hayal, ilham, bulanık bir zihni gibi şeyleri temsil eder mesela. Bilinç ötesine hevesli bir burç için ne kadar uygun kavramlar değil mi? Dolayısı ile 12.ev de gizli, bilinmeyen, aklı ve bilinci boğan konuları kapsar. Belki de yaşlılıkta "aklın gidişi", insanın son dönemini temsil eden bu evde bilincin "istenmeyen misafir" olmasından kaynaklıdır... 

Her neyse, hüzün de hayata dair. 

Ama hüznü veren 12.ev, ilacını da vermiş. Evet, gerçek anlamdaki ilaç ve alkol bu evin uzmanlığındadır. Bu nedenle astrologlar bağımlılıkları bu evde inceler. Bence yine lunatik etki olmasa iş bağımlılığa kadar gitmezdi. Zira Ay, kendi doğal 4.evinden buraya "alışkanlıklarımızı" taşımıştır. Sonra da yücelim yerimdeyim falan derken, işte...Görmek istemediğimiz hareketler.  

Neyse. Şair Orhan Veli tüm bunları bilir gibi ne demiş Eskiler Alıyorum* isimli şiirinde: "Rakı şişesinde balık olsam". İşte bu, hüzün ve alkolün birlikteliğine anlam katan Balık burcunun en şiirsel ifadesidir.

Şiir demişken ilham perisi Neptün'ü unutmuyor ve Neptünyen bir Yengeç olan Sezen Aksu'nun Tuana'sı ile kapatıyoruz bu yazıyı;

"Sana söz yine baharlar gelecek..."



* Şiir






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başlarken...

Merhaba, Nasıl oluyor bilmiyorum ama evrende bir eşzamanlılık var. Hepimiz anlayamadığımız "rastlantılar" yaşıyoruz. Bu nedenle yaşadıklarımıza anlam verme gayretinde olan bir çok disiplin var. Çünkü anlam ; bizler için elzem, belki de tek hayat gayemiz. Astrolojik kurgudaki 9.ev de, anlamlandırma çabalarımızın toplandığı yer ve bu sayfaların ilham kaynağıdır. "Gezegenler bizi etkiler mi, etkilemez mi?" diye düşünmek bilimin işi. Ben, eşzamanlılığa dahil olan bu gök cisimlerini birer ayna olarak görmeyi tercih edenlerdenim. Fakat aynada gördüklerimiz ne derece gerçek? Biz, o camdan yansıyan kişiler miyiz? Elbette değil. Biz, candan yansıyanlarız. Bundan dolayı yükselen burç var; Bir suretten yola çıkarak kendimize ulaşmaya çalışıyoruz. Bu çabaya da hayat deniyor. Sözlerim ne kadar mistik görünse de ben, ne guru, ne sufi, ne dindar, ne filozof, ne de bir astroloğum. Sadece, aynada kendi gördüklerini anlatmaya, bunu yaparken de yeni sorular ve cevaplar edinmeye çalış...

Evler

Merhaba, Amacım astroloji dersleri vermek değil. İsteyen herkes bu bilgilere rahatlıkla ulaşır. Buna rağmen astrolojiyi burçlardan ibaret sanan çok insan var. Mesela; Planet, açı ve evlerden habersiz olanlar, "Dünyada 12 çeşit insan mı var" diye soruyor. Herkes, herşeyin detayına inmek zorunda olmasa da merak ettiği şeyleri öğrenmek zorunda değil mi? Astrolojide 3.ev öğrenme ile ilgilidir. O nedenle bu eve meraklı İkizler yerleşmiş. Bu kardeşler olmadan öğrenmek pek mümkün olmuyor. Sonra öğrenmek için sadece merak yetmez. Öğrenme kabiliyetini barındıran donanım da olmalı. O da zeka küpümüz Merkür'dür. Hani şu hep geri giden :) Yukarıda "kardeşler" derken sadece sırt sırta vermiş İkizler glifini kastetmedim. 3.ev gerçekten kardeşlerimizi, komşular gibi yakın çevremizi, haberleşmeyi, okumayı, yazmayı vb. de kapsar. Demek istediğim; Ev, planet yada açıların tek bir semboliği yok. Bağlamları, zihin kapasiteniz nispetinde geniştir. Öyle ki; Tek bir ev hakkında bil...

Liberal Kova

Merhaba, İki gün önce Fransız Devrimi hakkında bir yazıya denk geldim; "Özgürlük ve eşitlik" kelimelerini görünce ilk aklıma gelen Kova burcu oldu. Sonradan fark ettim ki, biz de şu an Kova burcundayız. Demek; "Devrim" yazılarına denk gelmek rastlantı değilmiş. Hal böyle olunca bu haftaki yazı konum da belli oldu. Başlayalım o halde; Varlığı 1900 yıldır bilinmesine rağmen ancak 13 Mart 1781 tarihinde gezegen olduğu anlaşılan Uranüs, Kova burcunun modern yöneticisidir. Astrolojide "aykırılığı" temsil eden bu gezegen, astronomları da hayrete düşürmüştür. Çünkü; Güneş sistemimizde ekseni yan yatık ve ters yönde dönen ondan başka gezegen yoktur. Ayrıca; Diğer gezegenler isimlerini Roma mitolojisinden alırken, Uranüs Yunan mitolojisinden fırlamıştır.  Keşif tarihine ait şu doğum haritasına bakalım;  Uzun uzadıya bir analiz değil, sadece sembolleri nasıl kullandığıma dair bir örnek olması için çok kısa bahsetmek istiyorum; Bu tür tahlillerde olay göstergesi beni...